Kayıtlar

İlk Solo Gezi - Stockholm & Oslo

Resim
 Minik bir aradan sonra herkese tekrardan merhabalar! (Kendisi dahil 3 okuyucusuna sesleniyor).  Umea'daki zamanımın çoğu ya labda ya da odamda hayatı sorgulayarak geçtiğinden dolayı pek bir şey yazamadım. Son yazdığımdan sonra bir partiye gidip harika vakit geçirdim, doğru düzgün tanımadığım insanlarla danslar ettim, deliler gibi, geçenki gibi üstümde bir insanın sorumluluğu ve aklımda birileri olmadan eğlendim. Sonra galiba çok güzel bir gece geçirdiğimden evren mutsuzluk bombardımanı gönderme kararı aldı. Mutsuz olmaya hakkım olmadığını düşünerek kendi kendime kızarak her şey normalmiş gibi davrandım. Babamın tayin istemesi ve dünyada bana ait olan tek yeri, odamı kaybedeceğimi öğrenmek beni inanılmaz kötü etkiledi. Zaten yalnızlıkla boğuşuyordum, dayanamayıp Mental Health Service'e gitmek istedim ama ingilizce derdimi anlatmaya çalışmak gözümde büyüdü ve gitmedim. 14 yaşından beri biriktirdiğim bir miktar para vardı, ben de artık onu harcama ve kendimi bu hapis olduğum oda...

Erasmusun İlk Partisinde Minik Bir Overthinker

Resim
 Beklediğimden kısa sürede döndüm, ayda bir yazmayı düşünüyordum aslında. Ama yazmak bana her zaman iyi gelen bir şey olduğundan kendimi geri çekmemeye karar verdim. Ne zaman bir şeyler paylaşsam oversharing yapıyormuşum hissine kapılıyorum. Mesela bir video çekiyorum "İnsanlar neden bunu umursasın, bunu neden yaptım?" diye kendimi yiyorum. Tweet atmak zaten bağımlılığım olmuş durumda, sürekli çok şey paylaşıyorum. Bir bloğumuz eksikti, oversharing yapabileceğim her türlü platformu kullanıyorum resmen. Neden bilmiyorum, ama zaten kendi yazılarımı en çok ben okurum. Dönüp dönüp okumayı, düşüncelerimi görmeyi her zaman sevmişimdir. Bu da benim kendimle anlaşma yöntemimdir belki de. Şu an üniversitedeki 24 saat açık, rahatlama binası da denilen bir binada yazıyorum bunu. Burada odalar var, hangi dine mensup olursanız olun ibadet edebiliyorsunuz. Onun dışında yalnızca kulaklık takıp müzik dinlemek istiyorsanız ona da alanınız var. İbadet eden kimse yoksa çalabileceğiniz bir piyan...

Umeå'da Karamsar Bir Türk

Resim
 Büyük heveslerle geldiğim Umeå'da ilk ayımı, yani burada geçireceğim sürecin çeyreğini tamamladım ve artık şehir hakkında ilk günkü paniğim dışında yorum yapabilecek seviyeye geldiğimden bu bloğu yazmaya karar verdim.  Kendimi bildim bileli Erasmus hayalim olmuştur. Daha doğrusu yurt dışına çıkabilmek hayalimdi. Çeşitli nedenlerle yalnızca gezmek için çıkamadım. Ben de eğer eğitim için olursa kimse bir şey diyemez diye düşündüğümden Erasmus'u takıntı haline getirdim. İngilizce eğitim için seçeneklerim İsveç ve Danimarka'ydı. İkisi de birbirinden pahalı olduğundan pek tercihim değillerdi aslında ama o an umurumda olmadı açıkçası, bir şekilde hallederim dedim işe giriştim. Nedendir bilmem, geçmiş yıllarda daha yüksek puanlılar gittiği için mi, çok fazla kanser araştırma labı olduğundan mı, kuzey ışıkları görme isteğinden mi, Umeå Üniversite'sini ilk seçeneğime, Roskilde Üniversite'sini ikinciye koydum.  Umeå Üniversite'sinde 2023 bahar dönemimi geçirmeye hak kaza...