Erasmusun İlk Partisinde Minik Bir Overthinker
Beklediğimden kısa sürede döndüm, ayda bir yazmayı düşünüyordum aslında. Ama yazmak bana her zaman iyi gelen bir şey olduğundan kendimi geri çekmemeye karar verdim. Ne zaman bir şeyler paylaşsam oversharing yapıyormuşum hissine kapılıyorum. Mesela bir video çekiyorum "İnsanlar neden bunu umursasın, bunu neden yaptım?" diye kendimi yiyorum. Tweet atmak zaten bağımlılığım olmuş durumda, sürekli çok şey paylaşıyorum. Bir bloğumuz eksikti, oversharing yapabileceğim her türlü platformu kullanıyorum resmen. Neden bilmiyorum, ama zaten kendi yazılarımı en çok ben okurum. Dönüp dönüp okumayı, düşüncelerimi görmeyi her zaman sevmişimdir. Bu da benim kendimle anlaşma yöntemimdir belki de. Şu an üniversitedeki 24 saat açık, rahatlama binası da denilen bir binada yazıyorum bunu. Burada odalar var, hangi dine mensup olursanız olun ibadet edebiliyorsunuz. Onun dışında yalnızca kulaklık takıp müzik dinlemek istiyorsanız ona da alanınız var. İbadet eden kimse yoksa çalabileceğiniz bir piyan...